Nihayet buzlar eridi, Ural yine eskisi gibi bulanık ve ağırdan akıyor. Aylardır bekliyorum, haftalar önce tüm malzemeleri hazırlamışım. Sonunda hem hafta içi perşembe günü hemde aynı haftasonu pazar günü sezonun ilk avlarıı için soluğu nehir kenarında alıyoruz. Yayın, Sazan için henüz erken. Sudak hedefimiz. İlk gün 2 takım ben 2 takımda Alpaslan abi bırakıyor suya, poyraz sert esiyor. Kamışlar rüzgarda bayrak direği gibi. saatlerce tık yok. Ben ufak bir çapak alıyorum. Alpaslan abi ufak bir sudak. Tam takımları toplayacam Alpaslan abiye genel irice bir sudak heveslendiriyor. Ama yok başka balık günü 3 balıkla tamamlıyoruz. Kazak şoförümüz poyrazdan diyor, pazar günü olur balık diyor. Pazar günü yine aynı takımlar suda, su çarşaf gibi, arada ufaktan esiyor ama rahatsız edici bir durum yok.Hevesle aceleyle sallıyoruz oltaları suya. Ama dakikalar geçiyor vuruş yok. Arada ufak tefek vuruş oluyor ama gerisi yok. Balık hevessiz, isteksiz. 30-35 cm 4 tane Sudak ve geçerken oltaya çarpıp yüzgeçlerinden yakalanmış irice bir Çapak bugünkü kısmetimiz. Önümüzde haftalarda işin rengi değişecek diye teselli ediyorum kendimi. Hep birlikte göreceğiz.
Bu arada Sudak larda parazit çıktı, temizlerken bağırsaklarında bir şey yoktu. Piştikten sonra yemek için ayıklarken dikkatimi çekti, balığın etinin içi oyuk oyuk ve içinde 3-4 cm uzunluğunda parazitler. Etin içine yerleşmiş. 4 balıktan 2 sinde çıktı, birini bilmiyoruz eşim balığı yutmuştu. Bu parazitler nedir? İnsan sağlığına zararlımıdır? Bilgi verirseniz sevinirim. Akşam telefonla ulaştığım Tarık abi iyi piştiyse birşey olmaz dedi, hatun biraz rahatladı ama benden somut bir bilgi istiyor. Selamlar
Hepinize rastgele.
Onur Akçay
Ek: 22032006101 rev.JPG (23 kere yüklendi)
|