01-04-2007
Nilsu İrem’le İlk Av
Pazar günü şantiyede çalışma olduğundan her zamanki avlağa gidecek arabamız yoktu. Havaların ısınmasıyla Nilsu da artık balık tutmaya gelmek istiyordu. Hevesle o günü bekliyordu. Şehrin içinde köprünün altında avlanmaya ve kızımıda götürmeye karar verdim. Ben hazırlıklarımı yaparken kızımda kahvaltısını bitirdi. Sağlamca giyinip, evden çıktığımızda tek eksiğimiz solucandı.
Alpaslan abi ile buluşup bir taksiye atlayıp pazara gittik. Balık malzemesi satıcılarına soracak bulamazsak nehir kenarındaki hastanenin bahçesinde solucan avlayacaktık. Alpaslan abi 1 kibrit kutusu solucan bulmuş gelmişti. Nehir kenarına ulaşır ulaşmaz, ben av yerine malzemeleri indirmeye başladım. O arada şoförümüz telefon etmiş av yasağının başladığını bildirmişti. Şehir içinde avlanmak problem çıkarabilirdi. Mersin balığının yumurtlamak için nehire girdiği tarih başlamıştı, Mersin balıkları geçişlerini rahat yapabilsin diye 2 ay süre ile balık avı yasaklanmıştı. Olta ile avlanmaya müsade edilsede bizim Türk olmamız başımıza iş açabilirdi. Oysa Nilsu nun ilk avında hüsrana uğramasını istemiyordum. Karşı kıyıda onlarca kişinin balık avladığını gördüm. Onların yanında avlanırsak sorun çıkmaz diye düşünüyordum. Köprünün üstünden karşı kıyıya geçtik. Biz oltaları hazırlarken yanımızdakiler sürekli balık tutuyordu. Kısa sürede birer takım solucanla yemlenmiş oltayı suya indirdik, vuruş alamayınca yakına çektiğimiz takımlar çalışmaya başlamıştı. Bizim uzun surf kamışları Nilsu için büyük olduğundan ona Daiwa atçek kamışım ile hafif kurşunlu bir takım hazırladım. İlk bir kaç seferde destek olduktan sonra tek başına balık tutmaya başlamıştı. Balık vurur vurmaz asılıyordu makinaya. Kısa süre içinde 5-6 kg kadar Vobla tuttuk. Nilsu balık tutmak için katıldığı ilk organizasyonda 7 balık tutmuş sağlam aşı almıştı. 2 Saat içinde yemimiz bitti, Alpaslan abi diğer avcılardan yem istediysede kimse vermeye yanaşmamıştı. Oda bir poşet içinde bulduğu kuyruk yağı içinde yem için hazırlanmış kurtları bulmuş gelmişti. Kurtlarla devam ettik. Aynı başarıyı onlarlada sürdürdük. Vobla tanıdığımız bir balık değil, genel olarak Kefal e benziyor ağız yapısı Bekir balığı gibi. Buz üstüne ve buz çözüldükten sonra ki 1 aylık süre içinde av veriyor sadece, yereller Vobla yı kurutup yiyorlar. Bu avla birlikte Ural nehrinde Mersin balığı dışında tüm türlerden avlamış olduğumuzu sanıyorum.
Kızımda artık balık avlarında peşimi bırakmayacak. Buda olayın diğer sevindirici yanı. İlerleyen haftalarda kendi kadar balıkları sudan çıkardığımızda ne yapacak onu merakla bekliyorum.
Herkese rastgele,
Onur Akçay
Ek: 02042006142 onur nilsu.JPG (20 kere yüklendi)
|